Daily Archives

Kasım 12, 2018
  • Hayallerin Gücü Adına!

    Seiba blog uzun bir aradan sonra ayda iki kere yayınlayacağı yazılarla takipçileriyle yeniden bir arada! Evet, ara uzundu ama biz de bu arada çok, çok çalıştık. Neler mi yaptık? Kısa süreli eğitimlerimizi başlatmanın yanı sıra, uzun soluklu eğitimlerimiz Anlatıcının Yolu ve Anlatan Öğretmen uluslararası sertifika programlarımızı yeni katılımcılarıyla buluşturduk. Geçtiğimiz Ekim ayında ilk modüllerimizi tamamladık. Yurdun çeşitli yerlerinde anlatılar yaptık. Ama durun, bu liste uzadıkça uzar. Şimdilik sözü sadece Hayallerin Gücü Adına! Projesi’ne ayıralım. Seiba’nın kurucularından Nazlı Ç. Azazi’nin proje danışmanlığını ve eğitmenliğini üstlendiği projeden etraflıca bahsedelim. İyi okumalar dileriz…

    Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı (TOG) pek çoğumuz biliriz. TOG, 2002 yılından beri gençlerin gönüllü olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına katılmalarını sağlayarak kişisel gelişimlerine katkıda bulunuyor; gençlerin gönüllülük temelinde toplumsal katılımlarını arttırıyor.

    TOG ve QNB Finansbank ortaklığı ile hayata geçirilen Hayallerin Gücü Adına! Projesi, gençler aracılığı ve hikâye anlatıcılığı yöntemi ile ilköğretim çağındaki çocuklarda özgüven duygusunu geliştirmeyi, iletişim becerilerini güçlendirmeyi, kendilerini ifade edebilme, hayal kurma, okuma ve yaratıcılık yetilerini kazandırmayı amaçlıyor. Proje iki aşamadan oluşuyor.

    15-21 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen ilk aşamada, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen üniversiteli TOG gönüllüsü yirmi genç, formal olmayan eğitim modülleriyle tasarlanmış bir “Hikâye Anlatıcılığı” eğitime katıldılar. Eğitim sırasında katılımcılar anlatıcılığa giriş, ileri seviye anlatıcılık ve çocuklara nasıl masal anlatılmalı konularında uygulamalı ve kuramsal eğitim alırken, bir yandan da pedagojik yaklaşımın esasları konusunda bilgilendirildiler. Bir hafta süren eğitimde A. Senem Donatan, Nazlı Ç. Azazi, Beyhan Özpar, Tolga Erdoğan ve Tülin Özçağır ile çalışma fırsatı buldular.

    Bu eğitimin ardından Balıkesir, Diyarbakır, Fethiye, Kırşehir ve Mersin’den gelen gönüllü gençler, kendi şehirlerindeki TOG gönüllüsü gençlere ulaşarak projenin ayrıntılarını paylaştılar ve yirmi kişiden oluşan birer kadro kurdular. A. Senem Donatan, Şeyda Çevik ve Roza Erdem’in bu şehirlerde verdikleri iki günlük eğitim ile çocuklarla buluşmaya hazırlandılar.

    İstanbul’daki eğitimin son gününden bir kare…

                  

    Şeyda, Fethiye TOG ve Kırşehir TOG ekipleriyle…

    Şimdi sıra bu parıl parıl gençlerin ilköğretim çağındaki çocuklarla okullarda yapacakları 18 saatlik atölyelerde. Gençler, çocukların masallarla tanışmalarını, kendi hayal dünyalarına yolculuk yapmalarını, kendi masallarını yazmalarını, kendilerini ifade edebilmelerini sağlamak üzere her biri üçer saatten oluşan altı atölye çalışması ile çocuklarla buluşacak. 18 saatlik eğitimden sonra çocukların hayal edip, yazdıkları masallar bir kitapçıkta toplanacak ve proje Şubat ayında sonlandırılacak.

     

    Solda Roza ve Mersin grubu, sağda Senem ve Balıkesir grubu…

    Dileriz bu süreç, hem TOG gönüllüsü sevgili genç arkadaşlar hem de onlarla bir araya gelecek çocuklar için eğlence, oyun, yaratıcılık ve hayal gücü ile dolu dolu geçer. Masalların tatlı tohumu her birinin içinde filiz verir; büyüyüp, gelişir. Biz de, Seiba ailesi olarak projenin adımlarını heyecanla takip edeceğiz.

    Bu fotoğraf da Senem’in geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır grubuyla buluşmasından…

    Yazımızı Nazlı’nın bu eğitim için hazırladığı kitapçıkta yer alan yazısından bir alıntı ile tamamlayalım. E, ne de olsa hayal gücüne hepimizin ihtiyacı var.

    “Hayal gücünü bir kasa benzetebiliriz. Nasıl ki vücudumuzdaki kaslarımızı çalıştırdıkça güçleniyor ve hayatımızı kolaylaştırıyorlar, çalıştırmadıkça da zayıflıyor ve hayatta bize zorluklar çıkartmaya başlıyorlarsa, hayal gücümüz için de aynı prensip geçerlidir. Hayal gücü kaslarımız da çalıştırdıkça güçlenir ve hayatımızı güzelleştirirler, çalıştırmadıkça körelir ve sıkıcı bir yaşamımız olmaya başlar. Çünkü hayal etmek yeni dünyalar yaratmak demektir. Hayal etmek her zaman umut sahibi olmak demektir. Hayal etmek pes etmemek demektir. Hayal etmek irade göstermek ve kendi yaşamının akışına yön verme sorumluluğunu almak demektir. Hayal etmek her zaman yokluktan varlık yaratmak demek- tir. Yepyeni yaşamlar doğurmak demektir. İnsan hayal edebilen ve bu hayal- leri sayesinde yaşayabilen bir varlıktır. Masallar ise hayal gücümüzü besleyen, geliştiren, içimizin umutla dolmasını sağlayan en güzel rehberlerdir.”