Atina… masalların şehri

Seiba’nın kurucularından ve anlatıcılarından Şeyda Çevik ve Seiba eğitmenlerinden dünyaca tanınmış Hintli anlatıcı Geeta Ramanujam geçtiğimiz haftalarda Atina’daki Atina… masalların şehri Uluslararası Hikâye Anlatıcılığı Festivali festivaline katıldılar. Bu hafta sizleri hem bu festivalden haberdar etmek hem de Şeyda Çevik’in festival izlenimlerini sizlerle paylaşmak istedik.

Yunanistan’ın Atina kentinde  Atina… masalların şehri adıyla düzenlenen Uluslararası Hikâye Anlatıcılığı Festivali bu yıl beşinci kez masal severlerle buluştu. Dünya Hikâye Anlatıcılığı Günü 20 Mart’tan esinlenerek bugüne adanmış festival, 17-24 Mart 2018 tarihleri arasında Atina’nın farklı ve özel mekanlarında “wise-fool”* teması altında geniş bir yelpazeye sahip bir programla gerçekleşti.

Bir haftaya yayılan festival süresince hem yetişkinler hem de çocuklar için anlatılar ve atölye çalışmaları düzenlendi. Masallar, hikâyeler, mitler, efsaneler ve otobiyografik hikâyeler belediyenin desteği ile Atina’nın en eski evi de dahil olmak üzere kütüphaneler, hamamlar, müzeler ve halka açık alanlarda Hintçe, Türkçe ve Yunanca anlatıldı.

Seiba’nın kurucularından sevgili Şeyda Çevik festival organizatörlerinden Dimitris Prousalis’in davetiyle festival kapsamında bir anlatı gerçekleştirdi. Şeyda, festivalin en ilgi çekici yanlarından birinin kendisinin de yer aldığı beş saat süren ve 25 anlatıcının katıldığı masal maratonu olduğu söyledi. Festivalin teması “wise-fool” olunca hem bilge hem de oyunbaz karakter Nasreddin Hoca da akla gelmiş ve Hoca’nın pek çok hikâyesi anlatılmış.

Yunanistan’da ilk kez bu kadar geniş bir dinleyici kitlesi ile bir araya gelen Şeyda, seçtiği Nasreddin Hoca hikâyesini önce Türkçe ardından İngilizce anlatmış. Şeyda, bizim ders kitaplarında eğitimimizin bir parçası olarak karşılaştığımız Konyalı Nasreddin Hoca’nın Özbekistanlı, İranlı, Kazakistanlı, Yunanistanlı yani dünyaya mâl olmuş, evrensel bir karakter olduğuna değinerek güzel bir giriş yapmış. Komşu Yunanistan ile dilimizdeki ortak kelimelerden yola çıkarak iki kültür arasındaki ortaklıklara değinmiş.

İşte Şeyda’nın masal maratonu sırasında anlattığı Nasreddin Hoca hikâyesi.

Nasreddin Hoca bir gün pazara gitmiş. Üstlerinde lahanalar, domatesler, patatesler, maydanozlar, kabaklar olan pazar tezgahlarının yanında geçmiş.

Bir bakmış, adamın teki bir kafesin içinde koca gagalı, hayatından bezmiş, asık suratlı bir kuş satıyormuş. “Duyduk duymadık demeyin! Yüz altına kuş! Yüz altına satıyorum!” Kafesin çevresi insanlarla sarılı, kalabalıkmış.

Nasreddin Hoca kafese yaklaşmış; bir alttan bir üstten bakmış, kuşu incelemiş ve dayanamamış “E, be efendi bu kadar çirkin, koca gagalı bir kuşu ne diye yüz altına satıyorsun?” demiş. “A, hoca efendi öyle deme!” demiş adam, “Benim kuşum konuşmaya bir başlasın insan gibi konuşur. Bir daha da susturamazsın onu.” “Hmm…” demiş Nasreddin Hoca, pazardan ayrılmış, evine dönmüş.

Ertesi sabah erkenden kalkmış. Bahçedeki kümese varmış. Kümesin kapısını açmış, tavuklar gıdaklayarak bahçeye dağılmış. Hoca kümeste duran en sessiz tavuğu almış, koymuş bir kafese, varmış pazara. “Tavuğum iki yüz altına! İki yüz altına!” diye bağırmaya başlamış.

İnsanlar Nasreddin Hoca’nın çevresine toplanmışlar, “Hoca Efendi, dün yüz altına satıyorum diyene laf ediyordun. Şimdi gelmiş bir tavuğu iki yüz altına satmaya çalışıyorsun” demişler. “A, öyle demeyin” demiş Nasreddin Hoca “Benim tavuğumun böyle göründüğüne bakmayın. Çok iyi bir dinleyicidir. E, ne demişler “Söz gümüşse, sükût altındır”

Yeri gelmişken bu hikâye sayesinde Şeyda’dan öğrendiğimiz bir bilgiyi daha sizlerle paylaşalım. “Söz gümüşse, sükût altındır” atasözü Yunancada “Sükût altındır” olarak yer alıyormuş.

Bizden farklı olanları daha çok duyabilmeye ve dinleyebilmeye niyet ederek bu haftanın yazısını tamamına erdirelim.

* İngilizce wise-fool teriminin Türkçede tam bir karşılığı olmamakla birlikte, bu terim farklı kültürlerde hem bilge hem de aptal özellikler gösteren hikâye karakterlerini tanımlamak için kullanılır. Bu karakterler İngilizce literatürde “Trickster” adı verilen bir kategori içerisinde değerlendirilir. Türkçe’de “düzenbaz, oyunbaz” anlamına gelen bu kategori kültürümüzde Nasreddin Hoca, Keloğlan, Alaaddin gibi karakterlerin hikâyelerini kapsamaktadır.

Seiba’nın uluslararası sertifika programlarından Anlatan Öğretmen ve Anlatıcının Yolu eğitimlerinin eğitmenlerinden Geeta Ramanujam da festivalin konuklarında biriydi…

Mümkün olduğunca çok ve farklı alandan anlatıcıyı dinleyiciyle buluşturmayı hedefleyen festivalin anlatıcı konuklarından rahipler hikâyelerini anlatırken…

Bu arada festival hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz.

https://storytellingfestathens.blogspot.com.tr/2018/03/5.html?spref=fb

Post A Comment